7 Haziran 2012 Perşembe

Mihrimah Sultan Camii


Kanuni Sultan Süleyman’ ın kızı Mihrimah Sultan 17 sine geldiğinde iki kişi onunla evlenmek ister. Mihrimah; Farsça’ da Mihr-ü Mah yani Güneş ve Ay anlamına gelir.  Kızla evlenmek isteyenlerin biri, Diyarbakır valisi Rüstem Paşa, diğeri ise Mimar Sinan’ dır. Padişah kızını Rüstem Paşa’ ya verir. Koca Sinan evlidir, ellisindedir, ve de Mihrimah Sultan’ a deliler gibi aşıktır. Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır. Sarayın isteğiyle, Üsküdar’ a 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii nin temelini atar ve 1548 de bitirir. Camii yaparken eserine sanki etekleri yerleri süpüren bir kadının dış çizgilerini verir.
 Derken belki de ilk kez padişah fermanı olmaksızın Edirnekapı’ da pek de kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’ un en yüksek tepelerinden birine ikinci bir eser daha yapmaya koyulur, Mihribah Sultan’ a hemde. Camii küçüktür, ama minaresi 38 metredir. Bir tane incecik kubbesi,  üzerinde ise 161 tane penceresi, camiinin o iç güzelliğini aydınlatır. İçerideki o sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana. Derler ki, aşka adanmış bu iki eseri aynı anda görebileceğiniz bir yer seçin ve geceyle gündüzün eşit olduğu 21 Mart ta seyreyleyin, unutmadan 21 Mart Mihrimah Sultan’ ın doğum günüdür. Göreceğiniz manzara ise şudur;
Edirnekapı Camii nin tek minaresinin altından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’ da ki Camii nin ardından Ay doğar. Yani Mihr-ü Mah, yani Güneş ve Ay…  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder